Akdeniz | Antakya – Tarsus

DİNLER MOZAİĞİ ANTAKYA

Antakya - Tarsus

Aziz Pavlus’un Şehri Tarsus

Geçmişin Antioch’u, bugünün Antakya’sı, Hıristiyanların kendilerini Hıristiyan olarak adlandırdıkları ilk şehir. Şehirde bazıları değişik mezhepleriyle olmak üzere üç din de temsil ediliyor, Türkiye’nin tek Ermeni köyü Vakıflı gene bu hoşgörü ortamı içinde Antakya’da bulunuyor. Hıristiyanlığın en önemli azizlerinden biri olan Pavlus’un doğduğu şehir olan Tarsus da Antakya yakınlarında…
Titus Vespasianus Tüneli’nin girişinde Roma döneminden kalma bir köprü var. Tarsus’taki kilise dini törenler için hala kullanılıyor.
Dünyanın en muhteşem mozaik müzelerinden biri, Aziz Piyer Kilisesi, restoranlarla dolu Harbiye, inanılmaz bir yapı olan Titus Vespasianus Tüneli Antakya’da görülecek yerlerden bazıları. Antakya, Silpius Dağı eteğinde ve Orontes yani Asi Nehri kenarında İ.Ö. 300′lü yıllarda kurulmuş. Antakya’nın Seleucus Krallığı’nın başkenti olması Seleucus Nicator’un ölümünden sonra oğlu Antiochus Soter (İ.Ö. 281-261) zamanında olmuş. Roma döneminde Roma ve İskenderiye ile birlikte imparatorluğun en önemli ve en büyük şehirlerinden biri olan Antakya tam bir tarih hazinesi. 6. yüzyılda depremlerin yıktığı şehirde, nereyi kazsanız, bir şey çıkıyor. 1970′lere kadar Asi üzerinde çok güzel bir Roma köprüsü varmış ama gereksiz görüp, yıktırmışlar.
Antakya Müzesi, çoğu mitolojik öykülerden esinlenmiş mozaiklere ev sahipliği yapıyor. Bugün restoranlarla dolu olan ve mitolojide Apollo’dan kaçan Daphne’nin defne ağacına dönüştüğü yer olarak geçen Harbiye (Daphne) geçmişte Romalıların sayfiye yeriymiş. Mozaiklerin çoğu Harbiye’deki zengin Romalılara ait villalardan ve Çevlik’teki Seleucia ad Piera isimli antik şehirden getirilmiş. Müze, 1918-1938 yılları arasında, şehir Fransız yönetimindeyken yapılmış. Antakya sokaklarında kaybolmak çok keyifli, eski evler çok güzel ama çoğu son demlerinde. Ortodoks kilisesi ve Katolik kilisesi şehrin dinsel hoşgörüsüne şahit olacağınız mekanlardan. Antakya’da sinagog da var ama şehirdeki Yahudi nüfus yüz kişiden de az.
Sinagog yakınlarındaki Habib Neccar Camii eski Ortodoks katedralinin yerinde bulunuyor. Altındaki Habib Neccar’a ait olan mezar hem Müslümanlar, hem Hıristiyanlar tarafından kutsal olarak kabul ediliyor.
Şehrin biraz dışında kalan Aziz Piyer Kilisesi önüne duvar örülmüş bir mağarada bulunuyor ve Hıristiyanların dünyadaki ilk ibadet yerlerinden biri olarak kabul ediliyor. Papa VI. Paul 1967′de Efes’teki Meryem Ana gibi burasını da Katolikler için haç yeri olarak kutsadı.

Tarsuslu Pavlus

Hz. İsa’nın on iki havarisi arasında yer alan ve en önemlilerinden olan Aziz Pavlus İ.S. 10-67 yılları arasında yaşamış. Havarinin kelime anlamı “Seçilmiş, kusursuz” demek. Hz. İsa Yahudi olarak doğuyor ve bugün kiliselerde çarmıha gerilmiş Hz.İsa betimlemelerinin üzerinde INRI (Nasıralı İsa Yahudilerin Kralı) yazmasının sebebi de bu. Tarsuslu Saul (Pavlus) ilk başta İsa’nın baş düşmanlarından fanatik bir Yahudi olarak tarih sahnesine çıkmış. Bir gün Şam’da Via Rectum isimli caddede bir mucize olmuş, Hz.İsa kendisine görünmüş ve Aziz Pavlus o güne kadar Yahudiliğin bir mezhebi olarak görülen Hıristiyanlığın bir din haline gelmesini sağlamış. Başta Anadolu olmak üzere Akdeniz çanağında çok sayıda yolculuk yapmış ve bu yeni dini yaymaya çalışmış. Anadolu, Aziz Pavlus’a ve evrensel Hıristiyanlığa merkez olmuş, Aziz Pavlus’la beraber yeni bir dinin de temelleri atılmış.

Mısır kraliçesi Kleopatra İ.Ö. 41 yılında Marcus Antonius ile Tarsus’ta buluşmuş. Kleopatra Kapısı gibi tarihi kalıntıların da olduğu Tarsus’ta, geçtiğimiz yıllarda restore edilen taş evlerin içindeki kafelerde oturup, Aziz Pavlus’un kuyusunun olduğu sokaklarda dolaşın, kilisenin çevresinde gezinin, 1888 yılında Amerikalı misyonerlerin açtığı Tarsus Amerikan Koleji’nin binalarına bakın, sonra da “Çanakkale Geçilmez’in” kahramanı, jilet olmaktan son anda kurtarılan Nusrat gemisinin olduğu parka gidin.

ADANA ANTAKYA ARASI

Adana ile Antakya arasında çok sayıda tarihi eser ve kale var. Anavarza, tepesindeki kaleden muhteşem bir manzaraya sahip ilginç bir Roma kenti. Toprakkale’yi geçip, Karatepe’ye giderken, yolun sağında göreceğiniz Hierapolis Kastabala Roma sütunlarıyla bezenmiş, arkasında bir Ortaçağ kalesi barındıran çarpıcı bir yer. Aslantaş diye de geçen Karatepe bana göre Türkiye’deki en güzel Hitit şehri. Ormanlık bir tepeye gizlenmiş Hitit eserleri ve aşağıdaki göl manzarası Karatepe’yi sıra dışı bir yer haline getiriyor. 2800 yıllık kenti Adana(wa) kralı Asitawandas inşa ettirmiş. Geçmişe ışık tutan kabartmalar ve sfenksler çok etkileyici.

Aziz Piyer Kilisesi

NEREDE KALINIR?

Savon Hotel
Tel: (0326) 214 63 55
www.savonhotel.com.tr
Eski bir sabun fabrikası çok güzel bir butik otel haline getirilmiş. Restoranında yerel lezzetleri deneyebilirsiniz.
Antik Beyazıt Otel
Tel: (0326) 216 29 00
www.antikbeyazitoteli.com
Şehrin merkezinde bulunan eski bir binanın restorasyonuyla ortaya çıkmış. Antakya Evleri

NEREDE YENİR?

Anadolu Restoran
Tel: (0326) 215 33 35
Şehrin en iyilerinden. Soğuk mezeler de ana yemekler de güzel. Sadece kebap yok, günlük ev yemekleri de var. Yazın bahçesi çok keyifli. Yemek sonrasını künefeyle taçlandırın.

Hidro Restoran–Harbiye

Tel: (0326) 231 40 06
Patlıcan dolmaları, iri kırmızı biberler, içli köfteler ve humus ile donatılan masalar için.

Kral Künefe Salonu

Tel: (0326) 214 75 17
Şehirdeki en lezzetli künefe.

Sultan Sofrası

Tel: (0326) 213 87 59
www.sultansofrasi.com
Yerel lezzetleri deneyebilirsiniz.

Cafe Atilla–Tarsus

Tel: (0324) 624 78 31

NE YAPILIR?

Antakya’nın çarşısı çok renkli, muhakkak dolaşın. Künefe malzemesi hazırlayan dükkanlar da ilginç.
Aziz Simeon, kendini tamamen dine verip bir sütunun üstünde yaşamış. Antakya yakınındaki Samandağ onun adının Arapçası olan Cebel Saman’dan geliyor. Tıpkı, Akdeniz ile Atlantik arasında yer alan Cebelitarık’ın Komutan Tarık Bin Ziyyad’dan gelmesi gibi. Manastırı ve sütununu Samandağ yakınında görebilirsiniz.
Çevlik’teki Titus Vespasianus Tüneli çok ilginç bir yapı. İsyan çıkaran Yahudileri cezalandırmak için Kudüs’ten getirip, dağı kazdırmışlar. Böylelikle aşağıdaki antik şehri su baskınlarından korumuşlar. Devamında bulunan Beşikli Mağara ise Kapadokya’daki yapılara benzeyen değişik bir yer. Yazın Çevlik’in bakımsız plajı hareketli oluyor. Etrafta salaş birkaç tane balık lokantası da var.
Tarsus’ta şelaleye gidin. Yazın sıcaktan kaçmak için de ideal.