Akdeniz | Antalya – Aperlea

Batık Şehir Aperlae

Aperleaİ.Ö. 5.yüzyıldan itibaren insanların yaşadığı Aperlae yarısı denize gömülü bir şehir. Kekova’da dalma yasağı varken, burada şnorkelinizi ve paletlerinizi takıp, denizin altındaki muhteşem tarihle bütünleşebiliyorsunuz. Duvarlar, kolonlar, pişmiş toprak (terracotta) bloklarla kaplı zeminler, çömlek parçaları yüzlerce yıldır Akdeniz’in altından size gülümsüyorlar.

Kaleköy, Aperlae’nin yakınında yer alıyor.
Bünyad Dinç

Kaş ile Kekova arasında yer alan Aperlae mavi yolcular için ideal bir durak.

Türkiye’nin özellikle Akdeniz sahilleri binlerce yıl deniz ticaretinde önemli rol oynamış. Eskiler arzın merkezi sandıkları Akdeniz’e, Latince, dünyanın ortası anlamına gelen Mediterrenean adını vermişler. Kudüs’e kutsal topraklara hacı olmaya gidenler, bazen teknelerle seyahat etmişler, bu yüzden de kıyılarımız yüzlerce eski yerleşimle dolu. Aperlae’de ölüler şehri anlamına gelen bir nekropolis yani mezarlık da bulunuyor.

Aperlae, Roma döneminde, yakınlarda bulunan Simena (Kaleköy), İsinda (Belenli) ve Apollonia isimli şehirlerden oluşan birliğin başındaki yerleşimmiş ve bu şehirlerde yaşayanlara, Aperlite denirmiş. Bugün geride kalanlara baktığınızda, kıyıdan başlayan ve Romalılar zamanında inşa edilmiş olan şehir surları, arada bir kulelerle desteklenip, tepeye doğru çıkıyor. Şehirde Bizanslılar zamanında yapılmış, kilise ve şapel kalıntılarına da rastlıyorsunuz. Zaten bu sahiller Hıristiyanlığın kabulünden sonra dini mekanlarla donatılmış, o yüzden kilise ve manastır kalıntıları bazen yerleşimin olmadığı koylarda bile karşınıza çıkıyor. Eskiden sadece kürek ve yelken desteğiyle yolculuk yapan gemiler, her gece bir limanda kalırlarmış, bazen de havanın ve kayalıkların gazabına uğrayıp denizin dibini boylarlarmış. O yüzden de sahillerimiz ve denizlerimiz kültürel hazinelerle dolu. Çoğunlukla sünger avcıları tarafından keşfedilen batıkların bazıları gün ışığına çıkartılmış ve taşıdıkları yükler müzelerde sergileniyor. Aperlae yakınlarında bulunan Uluburun dünyanın en eski batığı olarak geçiyor ve geçmişteki yaşam hakkında bizi aydınlatan çok sayıda esere sahip. Bugün, dünyanın en büyük denizaltı arkeoloji müzesi olan Bodrum Kalesi’nde, bu batıktan arta kalanları görmek mümkün.

NASIL GİDİLİR?

Aperlae, Kaş ile Kekova arasında kalan, karadan ulaşımı zor olduğu için daha ziyade mavi yolcuların bildiği bir mücevher. Karadan gitmek istiyorsanız, Üçağız Köyü’nden çıkıp, doğanın bağrından ve Likya Yolu’ndan geçerek, Aperlae’ye varabilirsiniz.

Elinize Kate Clow’un yazdığı, 509 kilometre ve 23 etaptan oluşan Likya Yolu’nun kitabını alırsanız, bu bölgedeki diğer güzel tarihi yerleri de keşfedebilirsiniz.