Akdeniz | Antalya – Side

Her Mevsim de Çok Güzel Side

Side’de en çok sevdiğim şey, antik kalıntılarla bugünkü şehrin iç içe geçmiş olması. Tiyatro, müze, Apollon Tapınağı hep yürüme mesafesinde. Çarşısı çok hareketli, 72 milletin ve dilin aynı caddede erimesi hoş bir atmosfer yaratıyor.

Antalya - SideSide Apollo Tapınağı’nda bir gösteriye denk gelirseniz, kaçırmayın.

Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan Side, 400 m eni ve 1 km uzunluğu ile bir yarımadayı andırıyor.

Büyük aşk burada yaşandı!

Rivayet o ki, Side eski dillerde bolluk ve bereketin simgesi olan “nar” anlamına gelirmiş. Antik dönemlerde şaşaalı zamanları olmuş. Zengin bir ticaret kenti, Roma döneminde de büyük bir köle pazarıymış. Kleopatra ve Antonius’un buluştuğu şehirlerden biri olduğunu yazıyor bazı kaynaklar.
Side’nin antik kalıntılarında çok rahat bir gün geçiyor. Şehrin hemen girişindeki Roma döneminden kalma su kemerleri muhteşem. 15-20 bin kişiyi alabilen tiyatro hâlâ kullanılıyor. Side Müzesi ve bahçede sergilenen lahitler son derece ilgi çekici. “Üç güzeller” heykelinde bulunan güzellerden birinin adı Thalia, kızımın adı olduğu için benim en çok beğendiğim oldu. Sahildeki Apollon Tapınağı, İ.S. 2.yüzyılda yapılmış. Tapınak, denizlerin ve limanların koruyucusu olan Apollon ile Athena’ya adanmış. Özellikle tapınağın seyredildiği kafelerin birinde güneşten kızarmış bir tenle oturup akşam içkisi içmenin keyfi anlatılamaz…

Yerli turist sayısı artıyor

Beş yıldızlı tatil köyleri iç piyasaya da aynı fiyatları vermeye başladığından beri yerli turist daha fazla gelir olmuş. Öteden beri Almanların, Hollandalıların çok sevdiği bir yer. Sahili ve kafeleri, özellikle akşamüstleri çok canlı. Bu canlılığa eşlik eden ise Side’nin mükemmel güneş batışları.

“Trafik kötü, doğa iyi”

Side’de yaşayan birçok Alman ve Hollandalıya rastladım. 50 yaşlarındaki Hollandalı Johanna ile uzun uzun sohbet ettik. Johanna, Side’ye kapağı atmış, kuşları seyrederek günlerini geçiren bir gezgin. “Burada trafik felaket, kimse kurallara uymuyor ama doğaya baksana, ben bakıyorum ve dinliyorum” dedi vedalaşırken.

Kara ve deniz surları ile korunan Side; Helen ve Roma devirlerini yaşamış. Antik dönemin zarafeti, bugünün mimarisine yansıyamamış ne yazık ki.

NASIL GİDİLİR?

Antalya’ya aşağı yukarı 80 km. mesafede. İstanbul’dan en rahat ulaşım, hele bilet fiyatları bu kadar düşmüşken, Antalya’ya uçmak.
Garajlardan Side otobüsleri kalkıyor. Çevre gezileri için çok rahat minibüs veya otobüs bulabilirsiniz ama oto kiralama şirketlerinin fiyatları da çok uygun.

NEREDE KALINIR?

Side bir beş yıldızlı otel cenneti. Ben merkezden epey uzak yeni bir tesiste kaldım.
Daha küçük bir otel isterseniz, çarşı çevresinde birçok küçük otel ve pansiyon var.

NE YENİR?

Tatil köylerinden hiç bahsetmiyorum, hepsinin mutfağı kendine göre iyi.
Çarşı içinde lavaşa sarılmış döner dürüm yedim, çok lezzetliydi. Sahildeki bütün kafelerde oturdum, bazılarında atıştırdım, hepsi de iyi ve fiyatlar çok makul. Özellikle Liman Bar’ı tavsiye ederim.

NE YAPILIR?

Side Belediyesi traktörlerin arkasına takılan römorklarla bir tür toplu taşıma gerçekleştiriyor. Çok eğlenceli, binmeden gelmeyin.

Side Müzesi, antik tiyatro ve Apollon Tapınağı mükemmel.
Kurşunlu ve Manavgat şelaleleri çok yakın. Manavgat 5 km. mesafede. Güzel bir çay içip keyif yapmak için mutlaka gidin.

Sorgun ve Titreyengöl sahilleri harika, tabii beş yıldızlı tesislerden arta kalan yerlerde…

Rafting yapmayı düşünürseniz, adres Köprüçay Kanyonu. Pek çok şirket var, ama unutmayın ki güvenlik çok önemli…