Doğu Anadolu | Van

En Büyük Gölün Kıyısındaki Şehir, Van

VanKedisi, kalesi, kilisesi, kilimi, şelalesi, peyniri ve içinde yaşayanların tanımıyla denizi, Urartuların eski başkenti Van’da karşınıza çıkacaklardan yalnızca bazıları. Van siz istedikçe daha fazlasını verecek, çeyizindeki sürprizleri cömertçe sunacak bir şehir…

En derin yeri 451 metre olan, 1648 metre yükseklikteki Van Gölü, dünyanın en büyük sodalı su gölü.

Hoşap Kalesi’ni yaptıran Mahmudi o kadar memnun kalmış ki, başkasına yapamasın diye mimarın ellerini kestirmiş.

İnsan gezdikçe kafalardaki soru işaretlerinden de arınıyor. Çocukken “Edremit Van’a bakar, içinden Şamiram akar, öyle bir yar sevdim ki her gören ona bakar” türküsünü anlamaz, en Batı’daki Edremit ile en Doğu’daki Van’ı hayallerimde bile bir araya getiremezdim. Oysa Van’ın sayfiyesi Edremit ve Urartuların 2800 yıl önce yaptıkları 51 km.’lik su kanalının adı olan Şamiram artık bilgi dağarcığımda başköşeye kurulmuş durumda.

Yaşadığımız coğrafyada Tanrı’nın yarattığı medeniyetler mozaiği Zeugma’dakileri bile kıskandıracak nitelikte, nereye gitseniz ayrı bir uygarlık hatta bazen birbirinin tepesine binmiş, zamane gezginlerini kendilerine hayran bırakan birkaç uygarlık var. Van geniş bir yelpazede Hurrilerden Urartulara, Büyük İskender’den Romalılara kadar herkese ev sahipliği yapmış, söylentilere göre de Asur kraliçesi Semiramis tarafından yaklaşık 4000 yıl önce kurulmuş tarihi çok zengin bir şehir.

Van KedileriVan son yıllarda çok göç almış. Hayvancılığın en önemli geçim kaynağı olduğu bu yöreye Yüzüncü Yıl Üniversitesi hareket getirmiş. Tatvan’dan gemiyle geldiğinizde sizi daha da büyüleyecek olan Van’da yeni yerleşim kalenin bulunduğu eski Van’ın yaklaşık dört kilometre gerisinde kurulmuş. Cumhuriyet Caddesi her yol Roma’ya çıkar misali şehrin en merkezi konumunda. Otellerden kahvaltı salonlarına, müzeden halk pazarına giden her yol Cumhuriyet’ten geçiyor.

Van yakınındaki Ahlat’ta Türkiye’nin en ilginç mezarlıklarından biri var.

Surp Haç Kilisesi’ni 1951 yılında yıkmaya kalkışmışlar. O zaman gazetecilik yapan Yaşar Kemal sayesinde vazgeçilmiş.

Akdamar Adası’ndaki Ermeni Kilisesi ciddi bir restorasyondan sonra 2007 yılında tekrar ziyarete açıldı.

Van Kalesi, Çavuştepe ve Hoşap

Arkeoloji ve tarih meraklısıysanız, Van Kalesi’ne gidin. Urartu kralı Sarduri I’in İ.Ö. 840’larda ilk surlarını inşa ettirdiği kale, Ermenisinden Osmanlısına değişik dönemlerin izlerini taşıyor. Güneşin güne veda ettiği saatlerde tarihle doğa elele verip sizi hayaller alemine sürüklüyor. Türkiye’nin en büyük gölü olan ve 3713 km2 lik bir alanı kaplayan Van Gölü son ışık oyunlarının ardından sessizliğe bürünüyor. İ.Ö. 832 yılında Tuşba dedikleri Van’ı başkent yapan Urartuların izlerini takip etmek için şehrin 28 kilometre güneyindeki Çavuştepe’yi ziyaret edebilirsiniz. Burada Urartuların kraliyet sarayını göreceksiniz. Çavuştepe’de yıllarca bekçilik yapan Mehmet Kuşman’ı bulun. Anadolu insanının kıvrak zekasından çok etkileneceksiniz. Mehmet Bey arkeologlarla içli dışlı olup Urartu alfabesini çözmüş, şu anda dünyadaki nadir insanlardan biri olarak şakır şakır o yazıtları okuyor. Kimbilir belki de DNA’larında izlerini taşıdığı atalarının ipuçlarını sunuyor. Binlerce yıllık tahıl ambarları ve içindeki buğday kalıntıları, su kanalları, kanalizasyon sistemleri çok rafine bir uygarlık olan Urartular hakkındaki ilginç bilgilerden bazıları.

Çavuştepe’den Hakkari istikametine devam ederseniz, Van’a 55 kilometre uzaklıkta yer alan Hoşap, tam Türkçesiyle Güzelsu Kalesi’ne varıyorsunuz. 1643 yılında Sarı Süleyman Mahmudi tarafından yaptırılan kale uzaktan bir ejderha sırtını andırıyor. Aslan figürleri ve Farsi bir yazıtla süslü anıtsal giriş kapısından sonra kendinizi gizemli doğu masallarından birinde buluyorsunuz. Doğu Anadolu’nun çarpıcı taraflarından biri bu, çorak, uçsuz bucaksız bir arazide kilometrelerce gittikten sonra beklenmedik bir sürprizle karşılaşmak.

Vaktinde yüzlerce oda, camiler, hamamlar, çeşmeler, zindanlar ve sarnıçlarla çevrilmiş Hoşap Kalesi’nden ayrıldıktan sonra isterseniz kuzeyde bulunan ve doğanın şık bir hediyesi olan Muradiye Şelalesi’ne ya da Ermeni taş ustalığını göreceğiniz Akdamar Adası’na doğru yola çıkabilirsiniz. Tercihiniz Akdamar ise, önce adaya giden teknelerin kalktığı yerde, gölden çıkan inci kefalinin tadını çıkarın.

Akdamar Adası ve Surp Haç Kilisesi

Van AkdamarAkdamar Adası’nda, İ.S. 920’li yıllarda, Vaspurakan kralı I. Gagik tarafından yaptırılan andezit malzemeli kilisenin duvarlarında Tevrat ve İncil’den esinlenilmiş çok güzel kabartmalar var. Nuh’un Gemisi, Adem ile Havva, Davut ile Goliath, Yunus Peygamber bunlardan sadece bazıları.

Dönüşte tekne Van Gölü’nün sularını yararak ilerlerken adada yaşayan güzel Tamara’yı görmek için her gece Gevaş’tan adaya yüzen delikanlının hikayesini düşünün. Olayı öğrenen kızın babası, fırtınalı bir havada, gence yol gösteren fenerin yerini devamlı değiştirerek boğulmasına neden olur. Gencin dudaklarından dökülen son kelime ise adaya adını veren “Ah Tamara” dır. Aslında bunun benzeri çok daha önceleri Çanakkale Boğazı’nda da yaşanır, sadece Tamara adı yerini Leandros’a bırakmıştır. Eskiden İpek Yolu kervansaraylarında konaklayan seyyahlar birbirlerine geceleri hikayeler anlatırmış, hikayenin özü aynı kalsa da unutulan isimler yenileriyle değişirmiş. Kerem ile Aslı’lar, Leyla ile Mecnun’lar hep böyle ortaya çıkmış. Zaman değişse bile insanlık hikayeleri hep aynı.

Van’da eski çağlardan başlayıp günümüze kadar devam eden binlerce hikaye sizi bekliyor. O yüzden giderseniz yolunuz açık, kulağınız delik olsun…

Sahilden kalkan teknelerle 10 dakikada Akdamar Adası’na ulaşabilirsiniz.

NEREDE KALINIR?

Van’daki otellerin tabelalarındaki yıldızlarla içeride gördükleriniz pek uyum sağlamayabilir. Mesela Grand Çağ Oteli sadece iki yıldızlı ama çoğu dört yıldızlı otelden çok daha iyi. Odalarda internetten, klimaya, 600 kanallı uydu yayına kadar bir sürü sürpriz gizlenmiş.
Tel: (0432) 214 57 13
www.grandcag.com.tr

Büyük Urartu Oteli
Tel: (0432) 212 06 60
www.buyukurartuotel.com
Şehir merkezinde. Çatısında yazın vur patlasın, çal oynasın düğünler yapılıyor.

Şahmaran Otel
Tel: (0432) 312 30 60
www.merithotels.com
Tuşba Otel gibi Van Gölü’nün kıyısında ve merkezden uzakta yer alıyor. “Neden bu ülkede standartlar çok sık değişir, keşke açıldığı gibi kalsaydı.” diyeceğiniz yerlerden.

Tuşba Otel
Tel: (0432) 312 29 66
www.tusbaotel.com
Manzarada Vanlıların deniz dediği göl var. Yazın otelin iskelesinden sodalı Van Gölü’ne atlayabilirsiniz. Biraz bakımlı olsa daha iyi olurdu diyorsunuz. Sahibi de haklı. “Patlayan bir bomba bütün rezervasyonların iptal edilmesine sebep oluyor, neye güvenerek yatırım yapabilirsiniz ki?” diyor.

NEREDE YENİR?

Besse Restoran
Tel: (0432) 215 00 50
Van şartlarına göre gayet şık. Ağırlıkla et çeşitleri var. Alabalık ve gölden çıkma inci kefali de bulunuyor. Cumhuriyet Caddesi’nin bir paralelinde.

Anzaf Et Lokantası
Tel: (0432) 217 57 67
Fonda Van Gölü, önünüzde lezzetli yemekler. Adını eski bir Urartu kalesinden alan lokanta, Gevaş yolu üzerinde bulunuyor. Van’daki çoğu yer gibi içkisiz, ayranla idare edin.

Merkez Et Lokantası
Tel: (0432) 216 97 01
Doğu Anadolu’da yerel yemekler yapan yerler o kadar az ki, burada da kebaba talim edeceksiniz. Yemekler gayet güzel.

Muradiye Şelalesi

NE YAPILIR?

Güne meşhur Van kahvaltısıyla başlayın. Müzeye yakın çarşının içinde gidebileceğiniz iyi yerler arasında Sütçü Feyzi Erol Kardeşler ile Konak Kahvaltı Salonları var. Kaymak, tereyağı, meşhur Van balı, olmazsa olmaz otlu peynir, yanında da fırından taze çıkmış ekmek ve çay güne güleç bir yüzle başlamanın anahtarları. Fransızlar gibi yemek sonrasında peynir yiyen Vanlıların, içinde kekikten sırmaya (yabani sarımsak), helisden (çaşur) Mustafa çiçeğine kadar değişik otların olduğu bu peynirini çarşıda her köşe başında bulabilirsiniz.

Van balı almak için kargoyla Türkiye’nin her tarafına gönderi yapan Balcı Behçet’i tercih edebilirsiniz.
Tel: (0432) 216 28 58
www.balcibehcet.com

Takıya meraklıysanız gümüşün değişik madenlerle karıştırılmasıyla ortaya çıkan savattan yapılan ve özellikle Urartu motifleri taşıyan takılara bir göz atın. Atasoy Gümüş (Maraş cad. No: 8 Tel: (0432) 2161234) bunun en güzel örneklerini bulabileceğiniz yerlerden biri.

Atasoy Gümüş’ün tam karşısında yer alan Saçı Beyaz soluklanıp, yaşamın sokaklarda değişik renklerde nasıl aktığını gözlemleyebileceğiniz hoş bir kafe. Daha yerel tatlar peşindeyseniz bazen camlarında “Kaçak çay bulunur” yazısı da olan çay evlerinden birinde oturun. Şehrin yabancısı olduğunuzu anlayan Anadolu’nun cömert insanları hemen size çay ısmarlayıp “Memleket nere hemşerim?” le başlayan sıcak bir sohbetin kahramanları olacaklar.

Van’da muhteşem eserlerin sergilendiği bir müze var. İ.Ö. 9000’den başlayan tarihsel bir yolculukta müzeyi keşfederken, Hakkâri’de bulunan ve benzerine pek rastlanmayan mezar taşlarını kaçırmayın

Üniversitenin Kedi Evi’ne, Van kedilerini görmeye gidin, kedilerin hepsinin iki gözü farklı değil. Bazıları sadece mavi gözlü.

Tatvan’dan Bitlis’e giderken, doğa harikası krater gölleri olan Nemrut Dağı çok etkileyici.