Karadeniz Bölgesi | Bolu – Kartalkaya

Daha az sosyete, daha az marka, daha çok doğa, Kartalkaya

Pistler bol seçenekli ve bakımlı, liftlerde sıra yok… Yürüyüş yapmak için çok iyi parkurlar var. Sıcak şarap ve sucuk-ekmek nefis, tepedeki kafenin sahlepi de. Manzara her köşeden şahane…

Gerçekten kayak yapmaktan hoşlanıyorsanız, Kartalkaya sizi yanıltmayacak.

Kartalkaya’nın yolu da çok güzel. İnanın gitmek için ille de kar yağmasını beklemeye gerek yok!

Hafifmiş meğer kar taneleri. Böyle nazlı, böyle ürkek inmelerinin sebebi buymuş. Ömürleri de, işte bu kadarmış. Elime değer ve yok olurmuş…

Sadece dallardan yere düşen kar topaklarının sesini dinliyorum ve Yahya Kemal’in dizeleri çınlıyor kulaklarımda:
“Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu, Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir bu.”

Kartalkaya, Köroğlu Milli Parkı’nın içinde, 2 bin metre yüksekte. Kayakçılar için 19 tane lift, iki tane de telesiyej var. Merkezde 13, toplamda da 32 tane pist bulunuyor. En uzun pist 1400 metre, toplam pistlerin uzunluğu ise 43 kilometre.

Çılgın gece aleminden uzakta

Geçmiş zamanda, o kadar da eski değil, bu dağa katırlarla bile çıkılamazmış. Kartal ve Grand Kartal otellerinin sahibi Mazhar Murtezaoğlu, doğayla savaşmayı göze aldığında, çevredeki köylüler ona “deli” gözüyle bakmışlar. Bugün, Uludağ’dan sonra ülkemizin ikinci en çok tercih edilen ve beğenilen kış turizmi merkezi haline gelmiş. Kartalkaya’da üç otel var ve oteller genelde “her şey dahil” mantığıyla çalışıyor. Uludağ ile kıyaslandığında, cebimizden çıkan para biraz daha az. Ülkenin her yerinden, her sosyoekonomik seviyeden gelen gençlerden de bunu anlamak mümkün. Daha az gösteriş, daha az sosyete, daha az marka ama daha çok doğa var Kartalkaya’da. Konaklamasız, günübirlik gelişler de daha fazla.
Kartal Otel’in alt kafeteryasında sucuk-ekmek yerken sohbet ettiğim İlhan Akidil, kayağa gönül vermiş bir mühendis. “Uludağ’a göre daha sakin burası, pistler daha ferah” diyor. “Çılgın gece alemi yok. İstanbul’a da daha yakın. Bursa yolundan ve kalabalıktan sıkılanlar için ciddi bir alternatif.”

Kar motosikletli gözetmenler

Tüm pistlerde gözetmenler görev yapıyor. Müdahale gerekecek durumlarda, kar motosikletleriyle anında olay yerine ulaşıyorlar. Profesyoneller için pistler çok keyifli. Hocalar amatörleri, sadece belirli pistlere çıkartıyorlar. Bir de her yer çok temiz ve düzenli görünüyor, insan kendini daha da huzurlu hissediyor…

NASIL GİDİLİR?

Kartalkaya Bolu’dan 50, Ankara’dan 180, İstanbul’dan da 260 km. uzakta.

Tabelalar sayesinde kaybolmak mümkün değil. Otobanda hiçbir sorun yok, sonrasındaki 28 km’lik yolun bakımı da, oteller tarafından yapılıyor. Aracınızla gidiyorsanız, yine de zincir, takoz, çekme halatı olmadan yola çıkmayın. Kartalkaya yolunda köylüler zincir takmak üzere bekliyor. Yeni bir iş kolu olmuş. Üstelik ihtiyaç olursa zincir kiralayabiliyorsunuz. Bir sorun olursa, yol boyu çekici niyetiyle çalışan traktörler de var. Toplu taşıma araçlarını tercih ederseniz, Bolu’dan halk otobüsüyle veya otellerin servisleriyle de kayak merkezine ulaşmak mümkün.

NE YENİR?

Otellerin yemekleri güzel ama sucuk-ekmeğin tadı bir başka. Yollarda çok sayıda yeni açılmış yer var. İsmail’in Yeri kahvaltı için doğru seçim. Uçar Et Lokantasını da deneyebilirsiniz. Yemekler çok lezzetli.
Tek sorun spor yapmaya gidiyor, dağ tepe yürüyor, kayıyor, koşuyor; sonra da kilo alıp dönüyorsunuz!

NE YAPILIR?

Kayak ve her türlü kar sporu. Pistler her seviyeye hitap ediyor. Tam kayak takımı kiralayabilir, saatlik ders alabilirsiniz.
Her yer o kadar güzel ki, yavaş yavaş, her anın keyfini çıkararak yürüyün.
Eğer biraz uzun kalacaksanız, Bolu çok güzel bir şehir, biraz dolaşın. Eski ahşap evler, kaplıcalar ve Mengenli aşçıların lokantaları…
Geziyi uzatıp Abant, Yedi Göller ve Gölcük’ü de görebilirsiniz.