Marmara Bölgesi | Bandırma – Gönen

Binlerce yıldır şifa dağıtıyor; Gönen

Balıkesir - GönenSon zamanlarda gittiğim yerler içinde beni en çok şaşırtan Gönen oldu. Sokakları pırıl pırıl, halkı güler yüzlü, huzurlu dokusu hiç bozulmamış. Üstelik kaplıcaları da, Türkiye’de gördüğüm en iyilerden.

Eski evleri ve dar sokakları ile Gönen, özgün yapısını hala koruyan nadir yörelerden biri.

Gönen bir haftasonu kaçamağı için en ideal yerlerden biri.

Bir Bayram zamanı, zorla yer bulduğum deniz otobüsüne kendimi atıp, soluğu Bandırma’da aldım. Nasıl bir kalabalık böyle, herkes yağmur çamur demeden yollara düşmüş… Bandırma’dan çıktıktan bir saat sonra Gönen’e varıp, ilk otelin kapısından içeri girdim.

Bir şeyler atıştırmak için lokantaya gidiyorum. Acayip bir bayram eğlencesi içindeyim. Oturduğu yerde sallanan ağır abiler, çekirdek çitleten aileler, yanar döner top, “oy farfara farfara” isimli türkümüz eşliğinde kendinden geçen bir topluluk arasındayım. “Abi, kusura bakma, yemek soğuk geç kaldın” diyor garson. Ne getirdiyse ağzıma atıyorum. Bu arada Yıldız Otel’de eğlence doruğa çıkmış, halay ekibiyle göbek atanlar yarışıyor…

Kaplıcalar Bizans’tan kalma…

Sabah erkenden uyanıp, odadaki uyduruk küveti kaplıca suyuyla doldurdum. Mısırlılar, Romalılar, Bizanslılar zamanında da tedavi amacıyla kullanılan bu sulara uzandım, gevşedim. Bir bardak çay içip, sokaklara attım kendimi.

Gönen… Balıkesir’e bağlı, 35 bin nüfuslu bir ilçe burası. Toplam alanı 1152 km2. Bir görüşe göre, adı ılıca anlamına gelen “germanon” kelimesinden gelmiş. Eski adı ise Asepsos ve Artema. Binlerce yıldır şifa dağıtan sularının ısısı hiç değişmemiş: 73 derece. Şu anda Avrupa Kaplıcalar Birliği üyesi. Ömer Seyfettin’in doğum yeri. Herhalde suyu bana da iyi geldi, kahvelere girip yaşlı amcalarla kaynaşıp “bi az şekerli” söyleme kıvamındayım…

Kelle peyniri ve Gönen oyası

Gönen sokakları inanılmaz güzellikte. Tek katlı evlerin camlarından bacalar çıkmış, kapı önüne çıkan halk, sektirmeden “günaydın” deyip hal hatır soruyor. Civarındaki tüm yerleşim birimlerinden başka bir medenilik ve güleryüzlülük var hallerinde. Küçük bakkala girip “sohbete geldim” deyip dalıyorum, bakkal Şaban Başak çay ikram etmeye hazırlanıyor. Parkta yürüyüş yapıp, emekli olduktan sonra Gönen’e yerleşmiş Rıfat Kanat’la konuşuyorum. Her yerde yazan meşhur “kelle peyniri”nden biraz alıp yiyorum, oya satan bir hanımla sohbet ediyorum.

Gönen’den bir kez daha kaplıcaya girdikten sonra ayrıldım. Su çok güzel, romatizmal, nörolojik ve ortopedik hastalıklara, kalp ve damar sorunlarına, solunum ve sindirim yolu hastalıklarına iyi geliyormuş, tabii ruh halini değiştirmeye de! Ama “Gönen’de en çok neyi sevdin” derseniz, “insanları ve sokakları” derim. O küçük evlerin arasında, dar sokaklarda yürürken; hiç tanımadığım insanlarla sohbet edip kahve içerken, kendimi çok güvende hissettim. “Dünya çok güzel” diye düşündüm…

Gönen - Oya, Yazma
Gönen sokaklarında kadınlar el ürünlerini satıyor.

NASIL GİDİLİR?

Bandırma’ya sadece 45 kilometre uzaklıkta. Deniz otobüsüyle Bandırma’ya ulaşırsanız, arabayla gitmenize gerek yok, Gönen’e her saat otobüsler var.

Maalesef yol pek iyi değil, karanlığa kalmamaya bakın. Yol dar ve virajlı, nerede ana yola bağlanıyor, nerede rampa oluyor, belli değil.

NE YAPILIR?

73 derece çıkan suyla banyo keyfi inanılmaz. Bir sağlık sorununuz varsa, uzmanlar kürün 21 gün devam etmesi gerektiğini söylüyorlar. Bazı rahatsızlıklarda da kesinlikle uzak durulması gerekiyor. Doktorunuza danışmakta fayda var, www.gonenkaplicalari.com’dan da bilgi alabilirsiniz.

Merkezdeki sokaklarda bol bol yürüyüp evlere bakın. Anneanne ve dedenizi hatırlayacaksınız.
Pencerelere demir konmamış güvenli geçmiş yaşıyor Gönen’de. Bir de kesinlikle iyi ruhların hakimiyetinde!

Şaban Başak’ın bakkalını mutlaka bulun. Ben eski parmak çikolata aradım, yoktu. Termal üzerinde bir açık hava müzesi var. Manyas 33 km. uzaklıkta.

Ekşidere köyü yakınında, 13 km. mesafede dağ ılıcası var. 80 odalı bir otel ve şifalı içme suyu var. Mutlaka görün, imkan varsa bir gece de kalın.