Marmara Bölgesi | Bursa – Cumalıkızık

Bir film platosu, Cumalıkızık

Cumalikızık Evleri

Köydeki evlerin bazıları harap olsa da, çoğu görsel bir ziyafetin aktörleri. İznik’i kısaca tanımlamak için üç kelime yeterli: Tarih, göl, çini… İznik Gölü’nden sonra, kendinizi tarihin ve çinilerin büyüsüne bırakın.

Taş döşeli dar sokaklar

Bir insanın, Cumalıkızık’ı görür görmez vurulmaması imkansız. “Film platosu gibi” derler ya, Cumalıkızık gerçekten film platosu, birçok dizi ve filmde kullanılmış. Sadece evleriyle, yollarıyla, çeşmeleriyle değil; algılayabildiğim kadarıyla karşılaştığım yaşlı insanlar ve köyde süren yaşam şekliyle de öyle.”Gibi” kısmına gelince, bir dönem filmi çekiliyor sanki ve çekimler yüzyıllardır sürüyor. Cumalıkızık, Osmanlı mimarisinin en hoş örneklerinden biri.

700 yıllık geçmişi var. Köydeki toplam 270 evin her biri, önünde durup seyredilmeyi hak ediyor. Öyle oymalar, kakmalar, heykeller değil; bambaşka bir sıcak duyguyla, insanı kendinden geçirtiyor. Bu 270 evin 60′ında yaşam devam ediyor. Üst kattaki cumbalı pencereden tülbentli bir teyze el sallıyor. Kiminin girişinde yaşlı bir karı-koca, kendi yaptıkları reçelleri satıyor.

Osmanlıların Bursa’da ilk yerleştikleri bölgelerden biri. Uludağ ile vadiler arasında sıkışmış kalmış, adına da “kızık” denmesi, bu “sıkışma” dolayısıyla gerçekleşmiş. Orhan Gazi döneminde, topluca cuma namazı kılmak için gidilen köymüş. “Kızık” cuma günleri canlanmış; adı da olmuş Cumalıkızık!

Genellikle üç katlı olan evler renkli dış cephe boyaları ve yıpranmış ahşap kapıları ile çok iyi resim verdiğinden eminim. Zaten birçok fotoğrafçılık kursu da Cumalıkızık’a gezi düzenliyor.

Köyün tarihi hamamı ve 700 yıllık olduğu söylenen camii mutlaka gezilmeli. Ben müzeden de çok etkilendim. Sergilenen bütün eşyaların yakın zamana kadar kullanıldığını öğrenmek daha da heyecan verici oldu.

Osmanlı Fırını ve Silor

Köydeki gezintimde, Rafet Yavuz’un işlettiği Osmanlı Fırını’ndan, odun ateşinde pişirilen ekşi mayalı ekmekten aldım. Hemen ucundan yemeye başladım, harikaydı. Bir de silor satıyorlar. Hazır mantı gibi ama şekli başka türlü, tadı da değişik. Bir paket alıp, büyük şehre götürmek için sırt çantama attım.

NASIL GİDİLİR?

İstanbul’dan yola çıkıp TEM üzerinden Bayramoğlu sapağından sapın. Eskihisar-Topçular feribotuyla yola devam edip Yalova üzerinden Bursa’ya varacaksınız. Ankara yolundan sonra Eskişehir yönüne kıvrılın. “Cumalıkızık” tabelaları ile yolu bulacaksınız. Toplu taşıma yoluyla ulaşmak çok daha kolay. Bursa Santral Garajı’ndan minibüsler kalkıyor. Ayrıca 22 no’lu belediye otobüsü de Cumalıkızık’a gidiyor.

NE YENİR?

Siloru ihmal etmeyin, tadı güzel…
Köyde ısırganlı tarhana yapıyorlar, hem sağlıklı hem lezzetli. Sindirim ve cilt güzelliği için iyi olduğu söyleniyor.
Köydeki pansiyonların sabah kahvaltılarında patlıcanlı ve cevizli salça var. Hepsi birbirinden güzel. Gözleme, erişte, bal ve reçeller de enfes.

NEREDE KALINIR?

Şehirde birçok otel var ama hiç Bursa’ya gitmeye değmez. Köydeki iki pansiyon da çok sevimli.

Konak Pansiyon:
Lokantası da var. Ayrıca kestane, reçel ve bal satın alabilirsiniz.
Tel: (0224) 372 48 69

Mavi Boncuk Pansiyon:
Dilerseniz öğle ve akşam yemekleri de yiyebilirsiniz.
Tel: (0224) 373 09 55

NE YAPILIR?

Sokaklarda bol bol yürüyüş yapın ve fotoğraf çekin. Dar sokaklar ve köy meydanı gerçekten çok güzel.

Cumalıkızık Etnografya Müzesi ve Sanat Evi’ni gezebilirsiniz. Eşyalar halk tarafından bağışlanmış ve köyün eski yaşantısına ayna tutuyor. Camii, hamam ve çeşmelerini ziyaret edin. “Osmanlı büyük imparatorlukmuş” diyor insan… Uludağ’a kadar bir trekking yolu var.